dinle neyden

dinle neyden

Hz. Mevlânâ‘nın doğumunun 800. yılına atfederek hazırlanan “dinle neyden” filmi 10 Ekim’de sinemalara girecek(ti). Sinemalara girip girmediğini bilmiyorum ama bu filmin gerçekten izlenmeye değer olduğunu düşünüyorum. Mevlânâ’ya hayran olduğum için sanırım onunla ilgili olan her şey benim ilgimi çekiyor. Bu film de onun anısına yapılmış olduğu için bir hayli hoşuma gitti doğrusu. Filmin hikâyesini okuduğumda Mevlânâ ile ilgili pek bir şeye rastlamadım. Mevlânâ döneminde yaşayan ve saraya mensup olan iki genci ve gençlerin ilişkisine tanık olan bir Mevlevî dervişinin mistik dünyaını anlatıyormuş film. Tam olarak neyi, nasıl anlattığını ben de bilmiyorum. Ancak tanıtım filmini (fragman) izledim, epey hoş olmuş. Gerçekten de mistik bir film olmuş. Tanıtım filminde söylenen şu sözler özellikle hoşuma gitti:

iki yol vardır, uzun olanı kitaplardan geçer; kısası sevgiden…

2006 yılında yapılmaya başlanan film 2008 yılında tamamlandı. Jacques Deschamps ‘ın yönetmenliğinde çekilen filmin oyuncuları ise şu kişiler: Ahu Türkpençe, Alican Yücesoy, Emin Olcay, Metin Hara, Lale Mansur, Jean Benguigui, Burhan Öçal, Altuğ Yücel, İsmail hakkı, Taner Ertürkler, Jean Gabriel Nordmann, Gülşah şahin.

Unutmadan; filmin adı ise Mesnevî’nin, Mevlânâ tarafından bizzat yazıya dökülen 18 beytinin ilk mısraının ilk iki kelimesinden alınmış…

Dinle neyden kim hikâyet etmede
Ayrılıklardan şikâyet etmede

5 Comments

  1. Bu günlerde sinama dünyasında tarihi film projesi oldukça revaçta. Maalesef sineama dünyası türk tarihini yeni keşfediyor.

  2. Özellikle isim çok isabetli olmuş. Dediğiniz gibi, Mesnevi bile “Dinle Neyden” diye başlıyorsa…

    Ama “izle neyden” olsa daha mı iyi olurdu sanki 😛

  3. Eylos, Türk tarihi bilinmezlikler ile dolu. Bizim tarihimize sinema yapmaya çoğu kişinin dehası yetmez. 🙂 Latife bir yana da, gerçekten tarihi olayların film yapılması benim hoşuma gidiyor.

    Nazmi, yorumunuz için teşekkür ederim.

  4. Filmin isminin güzelliği ve etkileyiciliği insanı çekse de senaryo bana kopuk geldi.Yani belli bir sonuca bağlanmadı olaylar,üstelik çok kısa sürdü,ya da bana öyle gelmiş olabilir.Ama film müziklerini çok beğendim.Özellikle de son sahnedeki müzik çok hoştu.İnsanın ruhunu dinlendiren bir film olmuş.Filmi izleyince insan bir kez daha Osmanlı,Mevlana döneminde yaşamak istiyor.”Ah keşke o dönemlerde olabilseydik”dedirtiyor.

    Yine de mesnevide geçen o muhteşem sözlerle dolu olup insanı düşüncelere daldırdığı için beğendim filmi.Ama tabi ki daha güzel, daha kapsamlı,dada çok ses getiren bir film olabilirdi.

    Benim için Mevlana’nın sözlerinin bulunması,Ney sesinin yer alması filmi izlememe yetti,hiç değilse Ney’le birlikte ağlayıp aşkla salondan ayrıldık.İzlemenizi tavsiye ederim..

  5. şule nur demirbaş

    film çok güzel olmuş herşeyi çok güzel içermişler kıyafetleri çok hoşuma gitti müzikler harikaydı çok beğendim ney sesi çokgüzeldi insanın o filmi yeniden izleyesi geliyor en güzel yeri ise sonunda çalan müzik ve o konuşma nerdeyse beni ağlatcaktı

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*