girdap

girdap2007 yapımı Girdap filmini ben ilk defa geçenlerde bir arkadaşımla msn’de konuşurken duydum. Kendisinin beğendiğini söyledi ve bana da tavsiye etti. Tavsiyelere çoğunlukla itibar edip, tavsiyeleri yerine getirdiğimden hemen filmi izlemeye koyuldum.

Kısa film tadında geldi bana. 1,5 saate yakın süren film belki sinema filmi olabilecek kalitede değildi ama yine de izlenmeye değer diye düşünüyorum. Yönetmenliğini Talip Karamahmutoğlu’nun üstlendiği filmin senaryosunu Talip Karamahmutoğlu, F Klavye ve Onur Aydın yazmış. Selçuk Yöntem ve Ali Sürmeli dışındaki oyuncular pek tanıdık değil .

Aslında filmin son 5 dakikasına kadar taraflı bir yapım olduğunu düşünüyordum. Art niyetle hazırlandığını hissetmiştim. Filmin son beş dakikada hazırlanması art niyetlilik hissini benden silse de acemice hazırlandığı hissini silmedi.

Filmde Antalya’dan İstanbul’a üniversite okumaya gelen bir gencin orada yaşadığı birkaç mistik hadiseden sonra yavaş yavaş dindar kesime doğru kayması ve nihayetinde de radikal İslâmcı olması işleniyor. Aslında olmayan bir durum değil, ancak çocuğu radikal İslâmcı yapan unsurlar biraz ilginç. Ve nedense filmde karşılaştırmalar çok yanlış yapılmış.

Çocuk ilk başlarda içki içen, kız arkadaşı ile sık sık cinsel ilişkiye giren birisi (ilişki anını hiç göstermiyor ama filmin muhtelif yerlerinde işi o aşamaya kadar getiriyor). Böyle bir insanın yaşadığı mistik olaylarla ve etrafındaki insanların etkisi ile birden radikal İslâmcı olması bana saçma geliyor.

Çocuk küçük adımlarla değil, birden radikal İslâmcı oluyor ve nedense filmin yarısına kadar kız arkadaşından ayrılmıyor. Kız arkadaşı da çocuğa ayrılalım diye hiçbir beyanda bulunmuyor. Şimdi nasıl olur da çok inanan bir insan, aşırı inanan bir insan böyle bir ilişkiyi sürdürebilir ki? Ya da şöyle sorayım, bir insan nasıl olur da 2-3 ay gibi kısa bir sürede radikal İslâmcı olabilir?

Bir diğer husus da, Filistin’deki mazlum halkı düşünmenin, radikal İslâmcılıkla özdeş olduğunun hissettirilmesi. Siz Filistin’i destekliyor, oradaki insanlar için üzülüyorsanız siz de bir İslâmcısınız ve bizzat radikalsiniz.

Filmin bir sahnesinde çocuğun Atatürk’ün fotoğrafını indirip “Çözüm Hilafet” yazılı poster asması biraz mantıksız geldi bana. Sapla samanı ayıracak birisi değil mi bu üniversite okuyan adam? Bununla neyi imâ etmeye çalışıyorlar. Hilâfet bir kere yönetim şekli bile değildir ki. Masum mânâda Müslümanların birbirine destek olmasıdır. Buradaki hilafet posteri de Müslümanların birbirini desteklemesi gerektiğini simgeliyor. Atatürk ile kıyaslaması, yönetmenin kıyaslatması bence mantıksız gibi geldi.

Beni rahatsız eden şey ise aslında kız arkadaşının ve babasının ideal hayat diye sunduğu içkili, zinalı bir hayatın olması. Kız arkadaşı ile sokağın ortasında cinsel ilişkiye girmesi, her gece barlarda gezmesi nasıl olur da ideal bir hayat olur? Evet radikal İslâmcılık kötüdür, hele hele intihar etmek direkt cehenneme atılma sebebidir. Filmde yaratılan radikal İslâm portresini kesinlikle tasvip etmiyorum ve kimsenin edeceğini de sanmıyorum. Ancak bu yaşamın karşısına ideal yaşam olarak kız arkadaşı ile birlikte yaşayacağı o günah dolu günleri koyunca da insan afallıyor doğrusu.

Netice itibariyle güzel ama mantıksızlıklarla dolu bir filmdi. Ha film gerçeği anlatıyor mu? Evet. İzlemek isteyenlere özellikle filmin sonunu kaçırmamalarını tavsiye ederim.

4 Comments

  1. hanne selime bulat

    filmi izlemedim.Bunda dolayı filim hakkında konuşmam doğru değil ama sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak bir şeyler söylemek isterim.Şu ideal hayat meselesi doğrusu kafa karıştırıcı.Günümüz değer yargılarına göre ideal ve medeni insan aynen Girdap’ta anlatıldığı gibi.İşte bu nokta çok yanlış.Çünki herkesim hayata bakışı farklı olduğundan ideal hayatında herkesin yaşamında farklı olması beklenir.Radikal İslamcılığın da yanlışmış gibi anlatılmasından da rahatsız oldum.sonuçta herkesin kendi görüşü,eleştirmek yanlış olur.kimi dinine çok fazla hassasiyet gösterirken kimi de göstermez.bunun karşısında hangisinin ki doğru diyemeyiz.hiç unutmadan bu rahatsız oluşum benim radikal islamcı olduğumu değil duyarlı bir vadandaş olduğumu gösterir.

  2. Bende yeni izledim filmi; darülharb anlatılıyordu. Filmin gerçek bir öyküden hazırlandığını ve sonundaki ayeti hatırlatmakta fayda var. Aldatan, sizi Allah ile aldatmasın” (Kur’an; Lukman 33, Fatır 5, Hadid 14)

  3. İzlemeyi en çok istediğim filmleden biri idi, şimdi mutlaka izlenmeli oldu 🙂
    Bu arada Hocam gıyabınızda konuştum :/) Affeyleyin…

  4. netice film olduğu için kısa zmanda radikal dine yöneliyor.. herlde 1 2 sene içinde bunu gerçekleştiremezler.. filmde beyendim bi kaç sahne vardı.. İncil dağıtanlara kızması ve incili alanlara söylediği laf… Bide Tarih hocasının Atatürk ile söylediği söz ve posteri hediye etmesi..Kişyi üniveristeden kullanması saçma.. üni. yaşına gelmiş birisi biraz mantıklı düşünmelidir..ki en başta intiharın sonucunun ne oldunu bilmeli…Film bence kötü amaçlı olarak söylenebilir..bunu izleyen insanlarımız belki filmin amacını anlayamaz( sonundaki olayı) ve korkarımki filmden alınan yalnış özet onlarında hayatlarını etkileyebilir.. ve filmin sonundaki adamların bu işten çıkarı neydi.. bunu aklım almadı….

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*