Varoluşçu Psikoterapi – Irvin Yalom

Varoluşçu Psikoterapi – Irvin Yalom

Son zamanlarda kendimi tezime vereyim dedim. Vereyim dedim ama KPSS’nin iptal olmasıyla birlikte sanırım tam anlamıyla tezimle yine ilgilenemeyeceğim. Nitekim mahçup olup olup duruyorum bu durumda. Lakin KPSS’de yüzüp yüzüp kuyruğuna geldikten sonra kolay kolay vazgeçecek değilim.

Bir yandan tezimle ilgili okumalar yapar dururum diyorum. Bu sıralar kuduğum kitap Irvin Yalom‘un “Varoluşçu Psikoterapi” kitabı.

Genelde psikoloji/felsefe kitapları benim gözümü korkutsa da hacimli kitapların dilinin daha anlaşılır olduğunu düşünmüşümdür. Nitekim bu kitabın da dili epey anlaşılır. En azından diğer teori kitapları gibi ölüp ölüp diriltmiyor.

Makumunuz tezim 1920’lerde doğan ve 1940’larda yazmaya başlayan bir şairin biyografi ve şiirlerinin incelenmesi. Hal böyle olunca bana şiir incelemeyle ilgili teori kitapları ve varoluşçuluk, psikanalitik kitapları okumak düşüyor.

Bu dönem şairlerine baktığınızda genelde bir “hayatın anlamı” kaygısı taşıyorlar. Bir “var olma” kaygısı taşıyorlar. Bknz: Şiddetle İsmet Özel.Hal böyle olunca da bu dönem şairlerini incelerken onları varoluşsal açıdan incelemek ve psikanalitik açıdan incelemek kaçınılmaz oluyor. İşte bu yüzdendir ki bu güzel kitabı okumaktayım.

Kitap dört ana tema üzerinde duruyor. Eğer var olmayı seçmişseniz, eğer hayat üzerine düşünüyorsanız acı çekeceksinizdir. Çünkü gerçekleri ancak bu şekilde anlarsınız. Ve bunun da göstergesi bu dört temadır. Mesela ölümdür, özgürlüktür, yalıtım ve anlamsızlıktır. Eğer bu dördü üzerine ciddi anlamda düşünüyorsanız siz de varoluşsal bir sancı çekiyor, ontolojik bir kaygı yaşıyorsunuzdur.

Varoluşçuların öncülerinden olan Heiddegger‘in dediği gibi, otantik olmayı yani “varolmayı düşünme”yi seçiyorsanız bu yola girmişsiniz demektir. Ya da otantik olmamayı, yani “yaşayıp gitme”yi seçiyorsanız bu problemler sizi ilgilendirmeyecektir. Vasat bir hayat süreceksinizdir.

Kitapta klinik deneyler üzerine, olaylar üzerine dayalı bir terapi öyküleri mevcut. Henüz epey okumadığım için içeriği hakkında çok da fazla bilgi veremeyeceğim. Yalnız Kabalcı yayınlarından çıkan bu kitap 760 sayfa. Gözünüzü korkutmasın, kitabın ebatı küçük. 🙂

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*