Yaşıyorum

ankara sessiz

Yazıma böyle bir başlık atmayı şu an düşündüm. “Spontane” gelişti, diyebiliriz. Tıpkı yaşamın kendisi gibi. Hayat da her an biraz “spontane” değil mi?

Bugün Kızılay’dan otobüsle eve gelirken epey düşündüm. Sık sık yaptığım bir şey aslında, ama insanın öyle anları oluyor ki, düşünmeye daha fazla zaman ayırmak istiyor. Düşündükleri daha bir anlamlı oluyor kendisi için. İşte öyle bir andı benimki de.

Sessiz bir ortamı düşündünüz mü hiç? Şimdi, tam şu an, gözlerinizi kapatın ve etrafınızdaki seslere odaklanın. İlk olarak bilgisayarın fanını kafanızdan silmeye çalışın. Müzik dinliyorsanız müziğinizi kapatın. İlk önce kafanızda bir uğultunun olduğunu göreceksiniz. Biraz sabrederseniz o uğultu da geçecek ve sessizliğin sesini dinlemeye başlayacaksınız. Tıpkı Ankara gibi.

Ankara sessiz son günlerde. Sessiz ve sakin. Tıpkı gözlerinizi kapattığınızda duyduğunuz sessizlik gibi Ankara. Herkes, her şey susmuş. Bir tek ses var, o da sessizliğin sesi.

En son ne zaman bu denli sessiz oldunuz? Sessizliğin sesini en son ne zaman bu kadar pürüzsüz dinlediniz? Umuyorum ki her gün ya da her an diyebilin.

Hayatınızın kontrolünü kendi elinize almak için size 1 dakika verselerdi. Bu 1 dakikada ne istiyorsan gerçekleşecek deselerdi neleri seçerdiniz? En çok merak ettiğim soru bu. Belki de bu soruya verilecek cevaplar bizim gelecekten beklentimizi gösterecek değil mi? Kimbilir…

Yukarıdaki yazdıklarım size karışık gelebilir. Söylediklerimden bir şeyler anlamayabilirsiniz. Ama insanın yaşamı karışık olunca hissettikleri ve yazdıkları nasıl sade olabilir ki, değil mi ?

İşte ben size sadece 1 dakika veriyorum. Bu yazıyı okuduğunuz andan itibaren size bir dakika. Lütfen beklentilerinizi bana söyleyin. En azından söyleyebildiklerinizi söyleyin.İşte o zaman ismen dua ederiz birbirimize.

Previous Post Next Post

You Might Also Like

4 Yorumlar

  • Reply kalderavolkan 07 Mayıs 2009 at 01:16

    Ev istiyorum. Gönlümdeki gibi kuzucuklarımla birlikte başımı sokabileceğim bir ev.
    Duandan o kadar eminim ki AMİİİN diyorum gönül rahatlığı ile hocam.

    Saygıyla…

  • Reply asil balaban 15 Mayıs 2009 at 07:06

    Ne zaman gitsem Ankara hep sessiz ve yorgun bir kent gibi geliyor bana da. Üstünde bir ton yük var kalkmak istiyor ama kalkamıyor 😀

  • Reply sinem 16 Mayıs 2009 at 11:26

    valla ben ne zaman ankaraya gitsem şehrin yüzü gülüyor.. yani eğlenmeyi eğlendirmeyi bilmek gerek.. tabii bu maalesef ankaralılar da yok.. off ya demek arkamdan sessizleşip kendini hüzne boğuyor ha.. yazık.. üzüldüm..

  • Reply esrakrc 16 Mayıs 2009 at 16:54

    yolda, otobüste, sokakta, caddede nerede olursan ol, eğer içindeki sesi dinliyorsan onun dışındaki herşey sessizliktir. Karşıdan karşıya geçerken arabanın kornasını, caddede giderken en yakın arkadaşının merhabasını, mendil satan kızın yalvarışlarını…İşte bu anlarda ben hep içimdeki sesi dinliyor olurum içimdeki ses bana sürekli birşeyler söyler, beklentilerim, isteklerim, dualarım seslenir bana sonra yine sessizlik olur…Ankara gibi, işte tam bı sırada öyle bir ses olsun ki uğultu olmasın, cızırtı olmasın, beni heyecanlandırsın o ses, dönüp baktırsın tıpkı bir kelebeğin ışığa uçtuğu gibi bende o sese doğru kanatlanayım istiyorum…

  • Yorum yazabilirsiniz

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.