Yaşıyorum, Yorumluyorum

edebiyat mezunlarına umut ışığı

Niyetimde böyle bir yazı yazmak olmamasına rağmen son günlerde şu yazıya yazılan bazı yorumlar ve aldığım bazı e-postalara istinaden böyle bir yazıyı yazma gereği duydum. “Türkiye’de edebiyat mezunu olmak” başlıklı yazıda ben, her ne kadar yaşadıklarımı aktarıp, bu bölümü yeni kazanan  öğrencilerimize yol göstermek istesem de maalesef birçok arkadaş bana, yazıyı okuduktan sonra bir karamsarlığa kapıldığını, üzüldüğünü, hattâ okulu bırakmak istediğini farklı şekillerde beyan ettiler. Ben de işte bu yazıda aslında durumun o kadar da vahim olmadığını ve birazcık emek neticesinde hayatımızın düzene girebileceğinden bahsetmek istiyorum. İşte böylesine iddialı bir başlığı da bu yüzden atmış bulunuyorum.

Bu yazı, edebiyat bölümüne yeni başlayan genç arkadaşlara rehber niteliğindedir. Hattâ sadece edebiyat bölümü değil, üniversitelerin birçok bölümüne yeni başlayan arkadaşlara rehber niteliğindedir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın, diğer yazıda olduğu gibi yorumları ile fikirlerini belirtmelerini istiyorum. Yorumlarda gözlerinizdeki umut ışığını birkez daha görmek istediğimi söylememe gerek yok sanırım.

Daha evvel de bahsettiğim gibi ben Kırıkkale Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Okuduğum bölümü kendim tercih ettim. Kazara falan düşmedim. Yaptığım 23 tercihin tamamı “Türk Dili ve Edebiyatı” bölümüydü. Şu an bu bölümden mezun olup da işsiz olmama rağmen yaptığım tercihlerde zerre kadar pişman değilim. Zira şu an ÖSS‘ye girecek olsam ve gerekli puanı alsam yine aynı bölümü tercih ederdim. Sanırım benim mesleğimi ne kadar çok sevdiğimi tahmin etmişsinizdir.

Şimdi öncelikle edebiyat bölümünü kazanan arkadaşlar ne yapmalılar?

1. Osmanlıcayı sular seller gibi öğrenin:

Bir edebiyat bölümünün vazgeçilmezi Osmanlıcadır arkadaşlar. Osmanlıca dediğimiz şey -bilmeyene- Türkçenin bir devresidir. Bugünkü Türkçeden farkı; içinde bir miktar Arapça ve Farsça kelimelerin bulunması ile birlikte alfabenin de Arap alfabesi olmasıdır. Yani siz Osmanlıca “Kaan” ne demek diye bir soru soramazsınız. Ancak, Osmanlıca “Kaan” nasıl yazılır dersiniz ve Arap harfleri ile yazarsınız. Yani Osmanlıca bir dil değil, bir alfabedir.

İşte edebiyat bölümünün temelinde Osmanlıca yatmaktadır. Zira Eski Türk edebiyatı dersinden tutun da Yeni Türk edebiyatı dersine kadar birçok dersin temelinde Osmanlıca vardır. Osmanlıcayı sular seller gibi öğrenmeden bu işin üstesinden gelemeyeceğinize adım gibi eminim. Bakın ben gelemedim. 🙂

Osmanlıcada kalıp bulma, vezin bulma, kelime türetme bir yere kadar önemli. Esas önemli olan şey gördüğünüz metni zorluk çekmeden okuyabilmenizdir. Zira 3. sınıfa geçtiğinizde okuyacağınız metinlerin hem yazı tipi (rika, siyâkat, kûfi vs.) hem de içindeki dış unsurlar yani yabancı kelimeler yoğunlukta olacaktır. Terkipler fazla olacaktır ve okumakta zorlanacaksınızdır. Bunun için benim size önerim, 1. sınıfta çok zorlansanız da, çok vaktinizi alsa da günde en az  1 saat okuma ve yarım saat de yazma pratiği yapmanız. Bu şekilde 1 senede, hatta 1 dönemde mükemmel bir şekilde Osmanlıcanızı geliştirirsiniz.

2. Mutlaka ama mutlaka kitap okuyun:

Bir edebiyat bölümü mezunu olarak sanırım bizim en büyük eksikliğimiz kitap okumamak olsa gerek. Bunun acısını her yanımda çok fazla hissediyorum maalesef. Size önerim üniversiteyi bitirene kadar okuyabildiğiniz kadar fazla kitap okumaktır. Zira kitap okumak hem mesleğinizde size faydalı olacak hem de ufkunuzu açacaktır.

Üniversitelerde (en azından bizim üniversitede bu böyleydi) derslerin bir işleniş sırası vardır. Mesele Yeni Türk edebiyatı dersinde 1. sınıfta  Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatını işledik biz. 2. sınıfta ise Servet-i Fünûn Edebiyatını. 3. sınıfta Millî Edebiyatı ve 4. sınıfta da Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatını işledik. Yani her dönem birbirini takip etti. İşte sizin tek yapmanız gereken her sene hangi dönemi işliyorsanız o döneme ait kitapları okumak.  Tabiî bununla birlikte güncel romanları okumalı, siyaset kitaplarını okumalısınız. Benim tavsiyem siyaset içerikli kitaplardan uzak durmanız. Zira kitap okumayı romanlar sevdiriyor insana. Üniversite bitince ve işsiz kalınca zaten bol bol siyaset içerikli, sosyal içerikli kitaplar okuyacaksınız. 🙂

3. Düzenli olarak en az iki tane dergi takip edin:

Biz paşa çocuğu muyuz, biz memur çocuğuyuz dediğiniz duyar gibi oluyorum. Zira biz de 1. sınıfta hocalarımıza böyle serzenişlerde bulunuyorduk. 🙂 Size tavsiyem, hangi alanla ilgileniyorsanız o alanla ilgili en az iki dergi takip edin. Mesela dille ilgileniyorsanız “Türkbilig” ve “Belleten” sizin için bulunmaz bir nimettir. Ya da yazı yazmaktan hoşlanıyor, öyküyü, denemeyi falan seviyorsanız piyasada onlarca dergi var. Bunlardan birisini mutlaka takip edin. Benim önerim Türk Edebiyatı dergisi olabilir. Bir de öyküyü sevenlere Adam Öykü dergisi.

4. E-postaya resim ekleyecek kadar bilgisayar öğrenin:

Her ne kadar başlıkta şakacı bir cümle kullansam da maalesef ülkemizdeki gençlerin bilgisayar bilgilerini anlatmakta üstüne yok bu cümlenin. Günümüzde bilgisayarı sadece “facebook” olarak gören gençlerden olmayın lütfen. Tamam facebook’a girin, chat yapın, kız tavlayın falan ama yine de bilgisayar kullanmadaki aslî amacınız bu olmasın. Ya da sadece “iddaa” sonuçlarına bakmak için kullanmayın interneti. Word’de yazı yazacak, tablo yapacak ve çıktı alacak kadar bilgisayar bilmenizi öneririm size. İnternette sitelere üye olabilmeli, edebiyat sitelerini ve bilhassa “edebyahu.com”u takip etmenizi öneririm.

5. Hiç yoktan 3. sınıfta İngilizce öğrenmeye başlayın:

Aman, ben öğretmen olacağım, ne işime yarar İngilizce gibi bir düşünceye asla ve asla kapılmayın lütfen. Çünkü İngilizce dediğimiz şey size ömür boyu lazım olacaktır. Şöyle düşünün, siz bir edebiyat mezunu alacaksınız işe. Bir bakıyorsunuz ikisinin de notları falan aynı, başarıları aynı. Ancak birisinin İngilizce fazlası var. Elemanlarınızın İngilizce bilmesinin hiçbir işinize yaramayacağını bilseniz dahi siz hangisini tercih ederdiniz? İngilizce bileni değil mi? İşte gün geçtikçe seçici olma kriterleri artıyor maalesef. Sırf bu yüzden bile İngilizce öğrenmek gereklidir. Ancak akademik kariyer yapmayı düşünüyorsanız mutlaka ve mutlaka İngilizce öğreneceksiniz. Başka çıkış yolunuz yok. O yüzden İngilizce çalışmaya erkenden başlamanız sizin için avantaj olacaktır.

6. Okul bitse de kurtulsam diye düşünmemelisiniz:

Bu biraz keyfi bir madde olacak ama ben yine de yazayım. 2. sınıftan sonra birçok öğrenci “okul bitse de kurtulsam” diye yırtınır durur. Ancak bunu bizzat yaşayan birisi olarak, okul bittiğinde bir şeylerden kurtulduğumuzu değik daha çok o şeylerin içine girdiğimizi söylemek istiyorum size. 🙂 Hayat okul bittikten sonra başlıyor arkadaşlar. Bu yüzden siz yatın kalkın okuduğunuz için şükredin…

İnşallah eksik bir şeyler yazmamışımdır. Tüm bunları yazarken inanın tüm samimiyetim ile yazdım.

  • Belki kitap almaya paranız olmayabilir ama kütüphaneler ne güne duruyor?
  • Belki İngilizce kursuna gitmeye paranız olmayabilir ama kitaplar ne güne duruyor?
  • Belki arkadaşınız küçükken Kur’an kursuna gittiği için Osmanlıcayı kolay öğreniyor ama sizin öğrenmeniz için engel mi bu?
  • Okurken okuldaki kitapları okumak sizin başka kitapları okumanıza engel mi?

Bir şeyleri ertelemeyin arkadaşlar. Bir şeyleri yapmak için lütfen yarınları beklemeyin. En güzel gün bugündür. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur derler hep. Gerçekten de öyledir. Mutlu olmak için bir nesneye, kişiye, zamana bağlanmayın. Mutlu olmak için bir şeylere şartlanmayın. Bir dersten 100 aldığınızda, teziniz kabul edildiğinde, ücretli öğretmenlik başvurunuz kabul edildiğinde, araba aldığınızda, ev aldığınızda, evlendiğinizde vs. mutlu olacağınızı düşünmeyin lütfen. Her zaman içinde bulunduğunuz andan zevk almaya, o anda mutlu olmaya bakın. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için en güzel zaman içinde bulunduğunuz zamandır, unutmayın.

Bir edebiyat öğretmeni .

Not: Bunu da okuyun:

Edebiyat Bölümünü Kazanan Öğrencilere Altın Öğütler

Edebiyat bölümü ile ilgili tüm sorularınızı “EDEBİYAT BÖLÜMÜ FORUMU“nda sorabilirsiniz.

Previous Post Next Post

You Might Also Like

51 Yorumlar

  • Reply Erkan Hirik 12 Ekim 2008 at 01:21

    Bu yazıyı okuyacak arkadaşlara bir tavsiye de benden olsun. Tavsiyem şudur ki “bu yazıyı hiç unutmayın.”

    Hayat hiç bir zaman kolay olmayacak. Zorluklara katlanabilmek için de tedbirlerinizi zamanında almanız gerekir. Bize yol gösteren yoktu, olanlar da bir cümleyle geçiştirdi. Böyle bir rehberi bulmuşken kullanın.

  • Reply İsa Sarı 12 Ekim 2008 at 16:12

    Ellerine sağlık Kaan, çok güzel bir yazı olmuş. Maalesef Türk dili ve edebiyatı bölümlerine yerleşenlerin büyük bir çoğunluğu bu bölüme “zorunlu olarak” ya da “karambole” yerleştiklerini söylüyorlar; bu yüzden de pek isteksiz bir şekilde 4 senelerini hebâ ediyorlar. Umarım bu arkadaşlar bu yazıyı okurlar ve bu sayede birazcık da olsa bir şeylerin bilincine varabilirler.

  • Reply OkurYazar 14 Ekim 2008 at 15:32

    çok bilgilendirici bir yazı olmuş.Sayısal okusamda buradan kendime birşeyler çıkartabiliyorum.Teşekkürler Kaan abi.

  • Reply nazmi 18 Ekim 2008 at 20:43

    Okuduğuma göre değerli bir edebiyatçısınız. Bunun yanında işinizin olmaması da üzücü. Bir an önce edebiyatla ilgili işinize kavuşmanız dileklerimle…

  • Reply ada 19 Ekim 2008 at 15:22

    ben de türk dili ve edebiyatı mezunuyum. üstelik tam da yazıda olduğu gibi çok isteyerek, severek okudum… şu anda işsiz olmam bunu değiştirmiyor…yazıda verilen bütün tavsiyelere katılıyorum ve özellikle ekliyorum ki edebiyat sevilmeden okunacak bir bölüm değildir… herkes için her şeyin iyi olması dileğiyle…

  • Reply nagehan aytekin 21 Ekim 2008 at 22:50

    bunun zıttı olan yazından sonra bu kesmedi kaan kimseyi:Dinsanları ümitsizliğe sürüklüyosun hep 😉

  • Reply Kaan Fakılı 23 Ekim 2008 at 11:42

    Nazmi, teşekkür ederim. İnşallah iyi bir iş bulabiliriz.

    Ada, güzel dilekleriniz için, cesaretlendirici sözleriniz için teşekkür ederim. Eminim ki birçok edebiyatçı sizin ve benim düşündüğüm gibi düşünüyordur bu konuda.

    Nagehan, bir önceki yazımda da bunun bir benzerini söylemiştim. 🙂 Olumsuz olmak isteyene olumsuzluk çok.

  • Reply behice uyanik 23 Ekim 2008 at 16:46

    Merhaba arkadaşlar.Ben de Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olup da iş bulamayanlardanım 😀 ama ne olursa olsun o kitaplarda geçmişi yaşayabilmek birilerini çözmek çok güzel. Herkes edebiyatçı olamaz ve herkes kitabı gercekten olması gerektiği gibi okuyamaz. Biz Türkolog olarak yetiştirildik ve diğerlerinden biraz farklıyız 🙂 Kaan arkadaşıma yazdıklarında sonuna kadar katılıyorum ve 2. dönem tezsiz yüksek lisans programı açan üniversiteleri biliyor musunuz sormak istiyorum acilen işe ihtiyacımm vaaaaarrrrrrrrr !!!… 🙄

  • Reply ilham balcı 12 Kasım 2008 at 21:56

    ne denilebilir ki gerçekten yararlı olmuşsun. Allahım emeklerinin ve iyi niyetinin karşılığını vermesi dileğiyimle…

  • Reply cihan barış başaran 05 Aralık 2008 at 20:53

    Kaan abi siteni bugün internette dolaşırken gördüm ve girdim ben 12. sınıf lise öğrencisiyim Türk Dili Ve Edebiyatı okumak istiyorum okuduğum 2 yazından sonra bayağı bir karamsarlığa düştüm açıkçası çok vaktinin olmadığını söylemişsin ama inan yazılarını okuduktan sonra senin devam et biyerlerde bi iş bulursun demen bile benim için hayatımı değiştirmeme yetecek edebiyatı bende senin gibi çok seviyorum dersanelerde sürünmeyede razıyım diyorum ama belkide bu şimdi 12. sınıfta olmam ve daha henüz zorluğun farkında olmamamdır lütfen bana bir cevap ver NE YAPMALIYIM DEVAM MI EDİYİM YOKSA Bİ KAÇ SENE DAHA DERSANELERE PARA HARCAYIP HUKUK PDR (Psikolojik danışma ve rehberlik) gibi iş bulma olanağı daha yüksek olan bölümleremi gitmeliyim şimdiden teşekkürler cevabınızı bekliyorum HOCAM

  • Reply ugur öztürk 25 Aralık 2008 at 10:49

    Ben 1.sınıf TDE öğrencisiyim.Osmanlıca afedersiniz kazık gibi,ingilizce zaten sevmiyorum yandık biz.

  • Reply mehtap korkmaz 12 Mayıs 2009 at 13:29

    yarın osmanlıca sınavım war,ve ben kendime çok güvensizim(bu yazıyı okumadan önce öyleydim)çünkü bir kelimenin kalıbını bulamadım diye derste hoca beni epey utandırmıştı,ama kararlıyım ben de onu utandırabilirim dimi.?herşey için saolun elinize sağlık çok güzel bir yazıydı

  • Reply emine tangüzel 12 Haziran 2009 at 17:19

    ben yazıyı okudum ve bir edebiyat aşığı olarak bunları zevkle yapacağımı düşünüyorum yalnız tek sorun bu hafta sonu gireceğim öss:( umarım iyi geçer ve bende edebiyatçılar kervanına katılırım.

  • Reply Esma Nur 14 Ağustos 2009 at 04:56

    Edebiyatı çok seviyorum ve çok şükür hayallerimin bölümüne kavuştum ve bu yıl edebiyat bölümünü kazandım. Yazınız benim için gerçekten çok bilgilendirici oldu teşekkür ederim. Mezun olduktan sonraki zorlukları anlattığınız yazılarınızıda okudum biraz hevesimi kırsada bunlar zaten çevremden duyup bildiğim şeylerdi. Mezun olduktan sonra kolay kolay iş bulamayacağımı bilsemde edebiyatı kazanmiş olmaktan asla pişman değilim zira hayallerimin bölümüydü edebiyat. Kazandığımı öğrendiğim günden beri ayaklarım yere basmıyor adeta:)

  • Reply bahar kaba 14 Ağustos 2009 at 20:56

    bende edebiyat öğretmeni olmak istiyorum.bi dahaki sene giricem öss ye inş. kazanırım ve inanıyorum ki çok severek okuyacam yazını paylaştığın için saol çok moral verdi gerçekten.

  • Reply göknur 03 Mart 2010 at 06:27

    birinci yazınızı okudum.ikinci yazınızı da okudum.çok güzel anlatmışsınız herşeyi.ancak ben hala gelecek hakkında endişeliyim.hele bi de aöf li olunca.herkes aöf edebiyat hakkında tepkili.örgüne haksızlık olarak nitelendiriliyor.ancak şunu bilmelerini isterim ki benim de üniversitede örgün okumak en büyük isteğimdi ama hayat şartları çalışmaya zorluyor.ben de isterdim bi soru hakkında -soracak kimse olmayıca-kafa patlatmak,aramak taramak yerine bi öğretim görevlisine sorup dinlemeyi.öneri almayı.aöf yi saçma bi diploma için seçmedim.sizin dediğiniz gibi ben de edebiyatı çok seviyorum.ancak edebiyat mezunu olduğumda ne yapacağımı bilmiyorum.hem çok seviyorum hem de ekmeğimi kazanmak istiyorum.benim mezun olduktan sonra işsiz kalmak,iş çıkana kadar beklemek gibi bi lüksüm yok.ne yapmamı önerirsiniz okul(okul deyince bi komik geliyo) bittikten sonra?mezun olduktan sonra yada 2.-3.sınıfa geçtiğimde mezun durumuma nasıl bir ortam hazırlamalıyım?sizi empatiye davet ederek benim için çok önemli olan görüşlerinizi arz ediyorum teşekkür ederim.

  • Reply canan 09 Mart 2010 at 00:12

    bende bu yıl türk dili ve edebiyat bölümünü kazandım… Açık söyleyeyim iş imkanları konusunda çok endişeliydim ama kaan bey’in yazısını okuduktan sonra o kadar da önemli olmadığını anladım… Ve bölümümü çok seviyorum 4 yıl boyunca eminimki benim için çok eğlenceli bir o kadar da zor geçecek ama ben yine de seveceğim bölümümü… Umutsuz karamsar olmayın arkadaşlar sevin mesleğinizi gurur duyun biz ayrıcalıklıyız çünkü tde liyiz=) teşekkür ediyorum kaan bey’e bu güzel yazısı için…

  • Reply Salih Okur 19 Nisan 2010 at 18:07

    Ben 12.sınıfta okuyorum.Türk dili ve edebiyatı okumak istiyorum.Aldığım puanlarda çok iyi üniversitelerde okumam için yeterli olacağını gösteriyor.Üniversiteyi bitirdikten sonra üniversitede kalmak istiyorum aynı zamanda edebi eserler de ortaya koymak gibi bir hedefim var.Acaba bu gerçekleşmesi çok güç olan bir hayal midir?Okuduğun üniversiteye göre iş bulma olanağı değişir mi?Yardımcı olursanız çok ama çok sevinirim.Siz de inşallah hedeflerinize ulaşır mesleğinizi icra etme olanagı bulursunuz.Bu arada şu anda geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?

  • Reply kübra akçay 15 Eylül 2010 at 18:15

    tamamda arkadaşlar bi de formasyon warmış ya hemde 1 buçuk sene

  • Reply hanife zambak 22 Nisan 2011 at 14:52

    bunların hepsini yapıp hala sorun yaşıyorsak:)…ben de bölümümden pişma değilim arkadaşlarım gibi polis olmamak için yüksek lisansa tırmalıyorum.yazı güzel.

  • Reply miray ak 11 Eylül 2011 at 15:46

    ben de maalesef edebiyat mezunuyum 3.oo otralamayla formasyon alamadım… dersanelerde cok süründüm… gelecekten umutsuzum… bunun bir sonu gelecek mi??*

  • Reply Anonim 18 Eylül 2011 at 21:39

    […] […]

  • Reply Öğretmenlik mesleği » n. kaan fakılı 15 Ocak 2012 at 04:05

    […] yazdığım yazılarda teknik olarak bu mesleğe girişin sorunları üzerine durmuştum [1][2][3]. Bu yazımda ise bu meslekte geçirdiğim 1 seneyi aşkın süreyi ve bu süreçte bu mesleğe […]

  • Reply özge tuna 01 Ağustos 2012 at 17:57

    yazıyı yeni okudum ne kadar dogru ve güzel anlatmışsınız bende türk dili ve edebiyatı bölümü 3.sınıf ögrencisi oldum her gün osmanlıca metin çevirisi yapıyorum osmanlı türkçemi ilerletmek için akademik kariyer düşünüyorum insaallahta başarıcağım…

  • Reply vahit 31 Mart 2013 at 00:41

    Ben Güney azerbaycan Türk’üyüm. Azerice ile beraber Türkçe ve Farsçayı mükemmel biliyorum.Arapça’yı da okuduğumda 30% anlıyorum.İngilizcem de fena değil.
    TDE çok sevdiğim için okumak istiyorum.
    Ama öbür arkadaşlar gibi iş konusunda şüpheliyim.
    Kaan Bey siz ne dersiniz?

  • Reply Gizem 28 Haziran 2013 at 03:24

    Edebiyata tutkunum, kitaplar, kelimeler benim can dostum. Eski, yeni fark etmez bir kitaba dokunduğumda dünyanın en mutlu insanı olabiliyorum. Etrafımdaki insanlar ‘şiirli dile’ sahip olduğumu söyler. Tek hayalim o bölümü(özellikle bölüm, öğretmenlik istemiyorum) içime sindire sindire, doyasıya okumak. İlk yazını ve bunu da bir çok kez okudum, umutsuzluğa kapıldığım söylenemez. Sadece tek bir şey istiyorum. Bir kişi, yalnızca tek bir kişi istiyorum. ‘Okudum, mutluyum, iş sahibiyim, pişman değilim’ diyebilecek. Hiç mi yok?

  • Reply murat 03 Temmuz 2013 at 22:03

    gerci edebiyatt hiçç aklıma gelmemişti taki son ana kadar ama okuduğum kadarıylaa guzell bi bolumuss zevkli şimdi tam kararımı verdimm edebiyattttt 😀

  • Reply ömer faruk 04 Temmuz 2013 at 21:26

    sonuç olarak 2013-2014 senesinde 40bin sıralama ile edebiyat bölümüne yerleşmek ve bu bölümü severek okuyup yüksek notla bitirmek bir kazanç sağlayacak mı bize?

  • Reply seda 06 Temmuz 2013 at 21:49

    Ben de şu an üniversite yolundayım ve yazınıza rastgele ulastım. öncelikle bu önerilerinizi bizimle paylastıgınız için çok tesekkür ederim. Ben edebiyat bölümü okumayı o kadar cok istiyordum ki bunun için 10. sınıfta lise bile değiştirdim. şimdi bütün sınavlar bitti puanlar acıklandı, tercih yapmak üzereyiz ve ben cok sevdigim cok istedigim ugruna okul bile değiştirdiğim edebiyat bölümüyle sosyal bilgiler ögretmenliği bölümü arasında kaldım. Ama dün ne olursa olsun edebiyat olsun demeye karar verdigim bir anda hocalarımla konustuklarım üzerine ve sizin yazdıgınız seylere bakınca sosyal bilgilere karar kılmıs gibiyim. insanın ugrunda bi cok sey feda ettiği bölümle ilgili işler yapamaması çok kötü bişey olsa gerek. umarım en kısa zamanda siz hayallerinize kavusursunuz.. :/ not eger e postamı görüyorsanız bana verdiğim kararın dogru mu yanlıs mı oldugunu yazın lütfen.

  • Reply ece 08 Temmuz 2013 at 00:30

    türk dili ve edebiyatı 2.sınıf öğrenciyim.. istanbul üniversitesi türk dili ve edebiyatı alanında en iyisidir.eger bu bolumu yazacaksanız ist.üni.dısında baska unı.dusunmeyın.istersenız en ıyı ortalamaya sahın olun.

  • Reply Türk edebiyat okulu 11 Temmuz 2013 at 14:15

    Ben de TDE Öğretmeniyim. Necatibey mezunuyum. Yedi yıldır dershanede çalışıyorum. Buna rağmen sizin de dediğiniz gibi bu bölümü seçtiğim için hiç pişmanlık duymadım. Severek ve eğlenerek okudum. Hatta okulumu ve bölümümü o kadar sevdim ki 5 yıl olan öğrenimimi 6 yılda tamamladım.

  • Reply betül 12 Temmuz 2013 at 18:02

    Ben de bu sene tercih yapanlardan olacağım ama bölüm olarak türk dil ve edebiıtanı düşünyordum.Bi an da bütün hocalarım soğuttular ailemde ikilemde kaldı iş imkanı olarak düşünüyorlar.Yani iş bulamazsın diyor herkes.Gerçekten iş bulunmaz bir meslek mi.Lütfen bi açıklık getirin kafamdaki sorulara..

  • Reply betül 12 Temmuz 2013 at 18:06

    ankara üniverstesi türk dil ve edebiyatı bölümü nü istiyorum.Sizce vazgeçmeli miyim ? (iş imkanı nedeniyle) yoksa yazmalımıyım.Sıralamam da cok iyi gelir gözüküyo.ne yapmalıyım ?

  • Reply Mustafa 15 Temmuz 2013 at 23:50

    Bende bu sene sınavlara girdim ve TDE bölümünü tercih edeceğim hatta şuan tercih yapıyorum tam 21 tane TDE bölümü seçtim. Gelecekte iş imkanının çok düşük olduğunu biliyorum ama malesef bu bölümü yazmak zorundayım. Çünkü puanımın yetebildiği bölüm bu. Seneye çalışıp daha iyisini yapabilirim evet ama gelin görün ki daha iyisini yapsam bile tercih seçeneğim yine yok… En fazla coğrafya yada sosyal bilgiler ve Türkçe öğretmenliği gibi bölümleri seçebilirim. Şuan tercihimi bitirdim fakat Allah kısmet ederde bir üniversiteye yerleşirsem üniversitem bitince ne olacak bilemiyorum. O yüzden bir yanım TDE oku diyor bir yanım okuma diyor. Sizce ben ne yapmalıyım ? 🙁

  • Reply Orhun 17 Temmuz 2013 at 20:59

    Benim hedefim türk dili ve edebiyat bölümüydü ve hala bölümü yarın tercihler için son gün ve bu son güne kadar tercihlerimi silmeyi düşündüm ama sizin bu yazınızı okuduktan sonra bu kararımdan vazgeçip tercihlerimin gelmesini bekliyorum inşallah gelir edebiyat bölümü dediğiniz ; gibi biraz gayret lazım , çalışmak lazım, uğraşmak lazım ve bunların hepsi bizde bitiyor. Herşey için teşekkürler

  • Reply Edebiyat Bölümünü Kazanan Öğrencilere Altın Öğütler 29 Temmuz 2013 at 10:16

    […] etmiş ve edebiyat bölümünü kötüleyen onlarca yorum almıştım. Hemen arkasından “edebiyat mezunlarına umut ışığı” başlıklı bir yazı kaleme alsam da bu karamsarlığın önüne geçemedi. İşte bu […]

  • Reply merve 30 Temmuz 2013 at 16:58

    Yazınız gerçekten çok güzel olmuş.. Söylediklerinizin hepsini harfiyen uygulucam.. Edebiyat bölümünü çokca sevdirdiniz, teşekkürler.. 🙂

  • Reply seda 12 Ağustos 2013 at 02:35

    Daha önce de yazmıştım buraya. Hatta tercih döneminde oldugumu sosyal bilgiler ögretmenligiyle Türk dili ve edebiyatı bölümü arasında olduğumu yazmıstım. Şimdi çok şükür uludağ üniversitesi Türk dili ve edebiyatı bölümüne yerlestim. Şimdi bir sürü arastırma yapıyorum ders programlarına içeriklerine okulun idari kadrosuna vs. bakıyorum. Korkmuyorum değil çok korkuyorum dersleri gördükçe. Ama sonucta severek isteyerek eh biraz da gayret ederek olursa biter heralde Allahın izniyle. Bu yazınız bize de umut ışığı oldu. Birileri psikolojimi bozdukca okuyup duruyorum bu yazıyı. Her şey için tesekkürler. İnşallah hepimiz için iyi olur 🙂

  • Reply merve 02 Şubat 2014 at 17:21

    12. sınıf öğrenciyim edeiyattan başka bir şey düşünmem imkansız hatta başka bir alanda çalıştığımı düşününce gözlerim doluyor.Fkat İstanbul da kazanamayacakmışım gibi geliyor.Ktü düşünüyorum ne dersiniz nasıldır?Biri fikir verebilir mi lütfen

    • Reply Kaan Fakılı 03 Şubat 2014 at 14:00

      Mervecim, bak daha önünde kaç ay var. Çalış ve İstanbul’u kazan. Edebiyat güzel bölüm. Okumanı isterim.

  • Reply mehmet 19 Şubat 2014 at 21:03

    gercekten vok zor ben iş sahibi olamicaksam okumamada gerek yok bnde edebiyat 1 sınıf öğrencisiyim ve ne yapacagmı bilmiyorum

  • Reply Şeyma 03 Haziran 2014 at 21:49

    Seneye üniversite sınavına gireceğim, ve edebiyat okumak istiyorum. Edebiyat okumak istediğimi söyleyince insanlar ne olacaksın edebiyat okuyunca, işsiz kalacaksın diyorlar ve haliyle bu benim moralimi bozuyor. Çeşitli forumlarda okuduklarım kadarıyla edebiyat mezunlarının da bu yakınmalarını görünce içimde hep bir sıkıntı oluyor. Ama tüm bunlara rağmen iç sesime baktığım zaman gerçekten edebiyat okumam gerektiğini düşünüyorum, varsın işsiz kalayım ama en azından sevdiğim, istediğim bir bölümden mezun olayım diye düşünüyorum. Bu bölüme inatla tutunmamız lazım 🙂

  • Reply gizem 17 Haziran 2014 at 15:21

    12. sınıf öğrencisiyim. bu hafta 2. sınava da gireceğim ve deli gibi edebiyat istiyorum. o kadar istiyorum ki dersanede eşit ağırlığın 1. sınıfındayken, matematik yapabiliyorken sözele geçtim.Ayrıca insanın kendini geliştirdiği sürece iş bulabileceğine inanıyorum.yazınızda çok haklısınız 🙂 fakat tarih-coğ2-felsefe grubu sınavım istediğim gibi geçmedi. İstanbul üniversitesi olmazsa Hacettepe de mantıklı bi seçim mi (:

  • Reply büşra 04 Temmuz 2014 at 21:26

    Bende edebiyat veya tarih diye yanıp tutuşuyodum fakat iş olanaklarını düşününce vazgeçmemek elde değil ve marmara edebiyat istanbul tarih oluyo ama daha mantıklı olduğundan sakarya türkçe öğretmenliği yazıcam

  • Reply Büşra 11 Kasım 2014 at 16:30

    Merhabalar hocam. Edebiyat bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Ama bölümde başarılı olamıyorum çok çalıssamda düşük notlar alıyorum bu beni çok yıpratıyor. Edebiyat bir yetenek işi sanırım insanın içinde bulunan bir aşk. Birinci sınıfın birinci döneminde bölümümü pek sevmedin yasadığım şehrin de tabiki etkisi vardı. İkinci dönem dersleri düzelttim ama birinci dönemin kötü olmasıyla ikinci sınıf birinci dönem derslerinden çogunu alamadım. Yani çarpraza kaldım. Suan ne yapacagımı bilmiyorum bırakmakla bırakmamak arasında bir yerdeyim. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Osmablıca bu bölümün bel kemiğiymiş gec farkettim. Kursa başladım inş geç olsada düzelir herşey. Sadece biraz konusmaya ihtiyacım vardı. Bu site denk geldi ve içimi dökmüş bulundum. Çok güzel bir site olmuş emeğiniza saglık.

  • Reply Bilge Çağlar 15 Mart 2015 at 15:31

    Ben 10.sinif ogrencisiyim ve simdiden Türk edebiyati okumaya kararliyim.Ancak bazi seyler gozumu korkutmuyor degil.Ben akademisyen olmak istiyorum bunun icin hangi asamalardan gecmem gerekecek

  • Reply öykü 08 Mayıs 2015 at 01:04

    Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisiyim . hocamızın yazdığı şeyler çok doğru . bazı şeylerin erken farkına varmak gerek … biz varamadık ne yazık ki . siz yeni girecek olanlar bizim yapamadıklarımızı yapın

  • Reply Gamze 06 Temmuz 2015 at 23:03

    Bu sene Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü seçiyorum tercihlerimde fakat istanbul iyi demişsiniz benim suan Marmara hacettepe gibi üniversiteler tutuyor istanbul olmuyor okumayayim mi yani ??? Ne dersiniz

  • Reply Funda 07 Ağustos 2015 at 21:43

    Hocam ege Üniversitesinde 2. Sınıf öğrencisiyim. 2. Sınıfa başlamadan bu Yazınızı okumuş olmam büyük şans. Emeğinize sağlık.

  • Reply Fadime 13 Eylül 2015 at 21:58

    Bu yazı için çok teşekkür ederim.Ben 2 senedir Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisiyim.3.sınıfa geçmem gerekiyor fakat ilk sene sınıfta kaldım.1.sınıfta bir hocamdan dolayı ısınamadan okuldan sogudum.Çok defa okulu bırakmayı düşündüm onu da yapamadım aile baskısı ,cesaretsizlik..Bocalıyorum işte.Çok zorlanıyorum ama hala uğraşıyorum çalışmaya calısıyorum.Bilmiyorum okulu nasıl bitiricem.Edebiyat okumak cok zor gerçekten altından kalkamayacaklar girmesin.Edebiyatı severim hallederim demeyin.Edebiyatı sevmekle olmuyor ve lisedeki Edebiyat dersine hiç benzemiyor.

  • Yorum yazabilirsiniz

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.