Yaşıyorum

türk blog yazarları ankara buluşmasından notlar

Türk Blog Yazarları Ankara Buluşması

Aslında bu buluşmayı zaten buluşmaya katılan herkes günlüğüne not ediyor zaten, benim etmeme ne gerek var diye saçma bir kanı ile bu konuda pek bir şey yazmak istemiyordum. Ancak bugün bu konu ile ilgili bir şeyler yazan arkadaşlara bakarak ben de özendim ve buluşma ile ilgili bir şeyler yazmaya karar verdim.

Buluşma salonuna giderken kimseyi tanımıyor olmanın verdiği bir tedirginlik ile adımlarımı aheste bir şekilde atıyordum. Oraya gidecektim, hiç tanımadığım kişilerle tanışacak ve sanki kırk yıllık ahbap gibi sohbet edecek, fikir paylaşımında bulunacaktım. Biraz garip geliyordu bana. Salona ilk girdiğimde 15-20 kişilik bir ekibin dağınık bir şekilde oturduklarını gördüm. Merdivenin tam karşısında arkası dönük bir şekilde Barış oturuyordu. Onu hemen kabarık saçlarından tanıdım. Kendimi tanıttıktan sonra alelacele yaka kartımı da aldım ve yular gibi boynuma taktım. Daha sonra arkaplânda kalacak şekilde sohbeti dinlemeye koyuldum. Yaklaşık 15 dakika kadar dağınık şekilde oturduk. Daha sonra büyük iş adamlarının toplantı masaları gibi masaları yerleştirerek kendimize bir oturma plânı çıkarttık. Neyse yaklaşık 25 kişi idik.

Hepimiz günlüklerimizde ahkâm kesmeyi biliyorduk. Ancak iş dille bir şeyler ifade etmeye gelince sus pus olduk. Başta da ben. 🙂 Ancak ilerleyen zaman hepimizin tutukluğunu çözmeye biraz daha yardımcı oldu diyebilirim. İlk önce hepimiz günlüklerimizi tanıttık. Daha sonra da başladık listedeki konulardan konuşmaya. Günün en çok tartışılan konusu “içerik hırsızlığı” konusuydu. Sanırım sonu gelmeyen kısır bir tartışma olsa gerek. 🙂

Toplantı boyunca pek konuşmamayı tercih ettim. Genelde yeni girdiğim ortamlarda konuşulanlardan çok konuşanlara dikkat etmeye çalışırım. Bende ne gibi bir intiba bıraktığı her şeyden çok önemlidir. Burada da onu yapmaya çalıştım. Anladım ki, hepimiz samimi bir şeylerin peşindeyiz. Hepimizin orada ortak bir derdi, ortak sevinçleri var. Ben nasıl Alexa‘da sitemin 50.000 sıra birden üstte çıktığında çocuklar gibi seviniyorsam, oradaki herkes de o şekilde seviniyormuş. Farklılık içinde birliğin ne olduğunu da öğrenmiş oldum.

Konuşmada belirli bir standartın olmaması beni mutlu etti. Herkes aynı şeyi savunsaydı bence bir şeylerin pek anlamı olmayacaktı. Fikir tartışmaları, itirazlar her zaman bir şeyler için daha gelişmiş çözümler bulmamıza yardımcı olur diye düşünüyorum. Toplantıdan çıkardığım en güzel sonuç içerik hırsızlığı ile mücadele etmenin zor ve biraz da gereksizliği oldu. İçerik hırsızlığı ile kendi aramızda mücadele edebilirdik ama bu içeriği çalan kişi açısından pek de umursanacak bir durum değildi. Çünkü kullanıcı bilgiyi aldığı sitenin kalitesinden ziyade aldığı bilginin kalitesine bakıyor. Zira girin öğretmenlerle ilgili sitelere. Tasarım ve sayfa düzeni namına bir halt yok. Ama ziyaretçileri tavan yapıyor.

Yine “blog” kavramının ne olduğu üzerine sık sık beyin jimnastiği yapıldı. Mustafa, blog kavramının illâ sınırlarını çizelim diye didindi durdu. Tıpkı bir başkasının yazısının tamamını alıp kaynak göstermek yerine, yarısını alıp kaynak göstermenin daha doğru olduğunu iddia ettiği gibi. Blog kavramı üzerine ben de epey zihnimi yordum. Bana göre insanların bloğunda yayınlamaya değer bulduğu yazılar da onun bloğunun bir parçasıdır. Çünkü bir başkasının yazısı da olsa, o yazıyı okuyan kişinin beynini ve kalbini etkilemiştir. Fikrini geliştirmiştir.

Her konuda fikrini çekinmeden söyleyen Ahmet Abi‘ye buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Yaşı gereği orada bulunan herkese önderlik yaptı birazcık. Konuşmaların gidişatında büyük rolünün olduğunu düşünüyorum. Bir ara bir iki arkadaş onu sıkıştırsa da yine de yılmadı Ahmet Abi. 🙂 Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Ahmet Abi‘yi sıkıştıran iki kişiden birisi de Mehmet Fatih Yılmaz, nâm-ı diğer MFYZ idi. Kendisini konuşmalarından dolayı iyi bir php yazarı olarak düşünüyorum. Bir ara kendi günlük yazılımımızı yazmak gibi bir şeylere de değindi ama tepki alınca geri adım attı. 🙂 Kendisi blog yazmadığını iddia etse de, yazdığı dökümanlar onun dünyasından bir parça olduğu için yine kendini anlatmış oluyor bana göre. Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Buluşmada merak ettiğim kişilerden birisi Erhan Yakut, nâm-ı diğer Yakuter‘di. Kendisi ile ara ara msn‘de hararetli siyasî tartışmalar yaptığımızda gözlükleri çıkarıp buluşmada hesaplaşacağımızı söylerdik. Hesaplaşmadık, hattâ siyaset bile konuşmadık. Normal şeylerden konuştuk Erhan‘la. Kendisinin günlüğünü takip ederken, insanlara karşı samimi davranan, onlarla ilgilenen, yardımsever birisi olduğuna dair fikirler yürütürdüm. Kendisinin gerçekte de öyle birisi olduğunu görmek beni sevindirdi doğrusu. Pek kimsenin umursayıp da sormayacağı sorular sordu bana. İlgilendi. Kendisi ile sohbet ederken sanki yıllardır tanıdığım birisi ile sohbet ediyormuşum gibi geldi. Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Kendisini dişican, kişican muhabbeti ile tanıyordum ve sitesini sık sık takip ediyordum. Hattâ bir keresinde de temasını istemiştim. 🙂 Buluşma salonuna ilk girdiğimde onu Erhan sandım, gözlük muhabbetinden dolayı. 🙂 Daha sonra onun Hamdi Yaman olduğunu öğrenince sevindim. Yazılarını takip ettiğin insanlarla tanışınca insan mutlu oluyor. Yazdıklarını okurken gözünüzde o kişiyi canlandırıyorsunuz ve sanki sadece sizin için yazılmış bir şeyi okuyormuş gibi yakın hissediyorsunuz kendisine. Kendisi Alanya’dan gelmiş olmasına rağmen dişicanlara pek ilgi duyan birisiymiş onu gördüm. Ne diyelim inşallah akşam Erhan onu Ankara‘da iyi gezdirmiştir. 🙂 Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Yaklaşık 30 erkek arasında tek bayandı kendisi. Medenî cesaretinden dolayı tebrik etmek istiyorum Gülşah‘ı. Ben kız olsaydım ve o kadar erkeğin arasına gitseydim sus pus otururdum. Ama kendisi fikirlerini hiç çekinmeden söyledi. Kendisini kıskanmadım değil. Onu daha önce takip etmiyordum ancak artık bol bol yazdıklarını okuyacağım. Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Kendisi ile ayaküstü de olsa sohbet etme fırsatı buldum. Reşat, benim yazılarımı takip ettiğimi söyleyince pek bir memnun oldum. İnsan takip edildiğini duyunca hoşuna gidiyormuş meğer. Tabiî takip eden bir polis arabası değilse. :p Kendisi ile günlüklerimizin durumu, kullandığımız temalar, yazdıklarımız hakkında sohbet ettik. Güzel bir sohbetti. Tam o sırada Çağrı arkadaş da yanımıza geldi. O da benim yazılarımı takip ettiğini söyleyince mutluluğum bir kat daha arttı. Kendisi günlük tutmadığını söyleyince üzüldüm doğrusu. Buluşmada sık sık söz hakkı alan birisiydi. Bence günlük tutmaya başlasa yazma konusunda hiç sıkıntı çekeceğini düşünmüyorum. Fikir sahibi olan birisi. Bir an önce blog yazmaya başla Çağrı. Çağrı’yı ve Reşat‘ı tanıdığıma memnun oldum.

Veysel konuşma sırasında yanımdaki sandalyede oturuyordu. Ara ara sohbetlerimiz oldu onunla. Kendisi bir ara beni bozdu ama neyse. 🙂 Sanalduvar‘ın temasını biran önce değiştirmesini temenni ediyorum. Daha sade ve güzel temalardan bir şeyler seçebilir bence. O zaman yazılarını daha çok okuyacağım Veysel. Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Bu buluşmanın organizatörlüğünü üstlendiği için mi, yoksa huyu öyle olduğu için mi bilemiyorum ama çok heyecanlı birisin Barış. 🙂 Bu kadar heyecanlı olacak bir şey yok. Ara ara söyleyeceklerini unuttuğunu tahmin ediyorum. Eksiltili cümlelerin bunu gösteriyor. Ancak seni de böyle bir buluşmayı organize edecek kadar başarılı buluyorum. Gerçekten iyi bir teşekkürü hak ettin. İnşallah bir dahaki buluşmayı da organize edeceksin. Bir de millete gereksiz eklentileri kurmayın, mümkün olduğu kadar az eklenti kurun diye ahkâm kesen Barış, 30 civarında eklenti kullanıyormuş. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu Barış. 🙂 Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Onur da buluşmada görüp tanıdığım ve tanıştığıma memnun olduğum birisi. Türkçe öğretmenliğinde okuması ve bilgisayar ile haşir neşir olması beni ayrıca sevindirdi. Türkçe, edebiyat okuyanların bilgisayarla, weble ilgilenmesi beni çok mutlu ediyor. İnternette Türkçeyi düzgün kullanma savaşının neferleri bizler olacağız he Onur, ne dersin? 🙂 Bir de Onur, siteni bence sen de wordpress’e aktar. Drupal ileride seni çok yoracak bir sistem. Bir düşün derim. Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Beyn‘in sitesinde herkese yabancıyım, sap gibi kalırım orada diye buluşmaya katılmakta tereddüt eden Ferhat maşallah sanki oradaki herkesle 40 yıllık tanışıyor gibiydi. Her konuiciddi.wolkanca.com/2008/04/trk-blog-yazarlar-anda fikri olanlardan birisiydi. Ayrıca benim Millî Kütüphane‘yi bulamamamda da en etkili kişi odur. 🙂 Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Phpbb‘yi Türkçeye çeviren kişi olduğunu duyduğumda bir önemli kişiyi daha tanımanın mutluluğu içine girdim. Masadakilerin sol köşe diye tabir ettiği bölümde oturması, az da olsa kendi aramızdaki sohbeti biraz tetikledi. Ne işlerle uğraştığını, hangi firmada çalıştığını öğrendim Erderm‘in. Biraz ciddî bir havası vardı. Fikirleri not aldı. Herhalde hararetli bir yazı kaleme alaca diye düşünüyordum. Nitekim de öyle yapmış. 🙂 Kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Buluşma akşam 6.30’da tamamlandı. Akşam orada maç izleneceğinden erken ayrılmak zorunda kaldık. biz de bir grup Bahçeli’de Tabu Cafe’ye gittik ve güzel bir hamburger yedik. Buradaki sohbet de buluşmadakini aratmayacak derecede güzeldi. .) Orada da Elvir ile tanıştım. Kendisinin Rusça bildiğini tahmin ediyorum. Pek sohbet etme fırsatımız olmadı ama kendisini tanıdığıma memnun oldum.

Ben elimden geldiğince bulunduğum ortam hakkında, tanıştığım kişiler hakkında bilgi vermeye çalıştım. İzlenimlerimi aktardım. Toplantı hakkında önerileri ve detaylı bilgileri Erdem yazmış.

Burada bahsedemediğim birçok kişi daha var. Onları da vakit buldukça yazacağım inşallah. Şimdi yazamadığım için hepsinden özür diliyorum. Oradaki herkesi tanıdığım için çok memnun oldum.

Buluşma ile ilgili yazı yazan arkadaşlar: [ 1 ], [ 2 ], [ 3 ], [ 4 ], [ 5 ], [ 6 ], [ 7 ], [ 8 ], [ 9 ]

Previous Post Next Post

You Might Also Like

16 Yorumlar

  • Reply Mustafa Türksavaş » Blog Arşivi » Ankara Dönüşü 14 Nisan 2008 at 00:58

    […] Buluşma hakkında katılımcıların görüşleri : (Eğer siz de yazdıysanız ve altta yazınıza bağlantı yoksa bana haber verirseniz ekleyebilirim) [1][2][3][4][5][6][7][8][9] […]

  • Reply Resat 14 Nisan 2008 at 01:10

    Bende memnun oldum efendim sizinle tanıştığıma 🙄

    Kişisel olarak toplantıyı en güzel sen yazmışssın diyebilirim.

  • Reply yakuter » Türk Blog Yazarları Ankara’da Buluştu(k) 14 Nisan 2008 at 03:39

    […] bahsedilen diğer yazılar: [1][2][3][4][5][6][7][8][9][10] Benzer […]

  • Reply Tamkarışık 14 Nisan 2008 at 06:04

    Valla tek bayan olma korkum olsaydı zaten gelmezdim;) ben öyle şeylere takılmam:)

    çok güzel bir buluşmaydı. Devamı gelir umarım

  • Reply LeoTheMaster 14 Nisan 2008 at 13:51

    Merhaba,

    Bende buluşma ile ilgili bir haber yazdım, ve katılanların web sitelerini yazıma linkledim. Umarım beğenirsiniz !

    link burada

  • Reply ferhatonair 14 Nisan 2008 at 17:36

    kafamıza göre gidersek olacağı buydu sen yine geri döndün ben 2 saat Anıtkabirin etrafında tur attım 😆

  • Reply Onur Eren 14 Nisan 2008 at 19:21

    Ben de seninle tanıştığıma çok memnun oldum Kaan. Elbette Türkçeyi koruyacağız ve elimizden geleni yapacağız 😉 Ayrıca ben de düşünüyordum WordPress’i ama işlemci kullanımı biraz gözümü korkuttu. Ancak şu da var ki, Drupal’ın Türkiye’de gelişimi biraz zor… Hadi bakalım 🙂

  • Reply Kaan Fakılı 14 Nisan 2008 at 19:41

    @ferhat, ben de geri dönene kadar ne kadar dolaştım bilsen. 🙂 Epey yürüdüm senin anlayacağın. 🙂

    @Onur, WordPress’in işlemciyi fazla yemesi konusunda benim pek endişem yok. edebyahu.com’u wordpress’e aktardım. Şu an günlük 3.000 tekil giriş var. İşlemciyi de pek zorlamıyor. 🙂

  • Reply Türk Blog Yazarları Ankara Buluşması Gerçekleşti | 80LER,90LAR,NOSTALJİ,MÜZİK 15 Nisan 2008 at 16:05

    […] Efendimm 12 Nisan Cumartesi Günü Sabah erken kalktım.”Erken gidiyim ben hem orda cumartesi tatilimde gazetemi alıp güzelce kahvaltı yaparım” diyerek düştüm yollara Bahçeli’de Cafe Bistro arıyorum !! 3 tane Bistro ile ilgili ismi olan cafe vardı.Herneyse elimdeki dizüstü pc den uydudan aramaya başladım iyide uyduda inşaat halinde görünüyor buluşma yeri düşe kalka buldum sonun da ama itiraf ediyim ki Bahçelide gördüğüm hatta Abartısız Türkiye’de en güzel cafelerden birtanesiydi.Saat 10:30 gibi cafede aldım soluğu…Sonrası ve Konuyla İlgili Diğer Yazılar [1],[2],[3] […]

  • Reply *sanalduvar* » Blog Archive » Türk Blog Yazarları Ankara’da Buluştuk! 15 Nisan 2008 at 20:27

    […] bahsedilen diğer yazılar: [1][2][3][4][5][6][7][8][9][10][11]… Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin RSS Beslemesine Abone Olmaya Ne […]

  • Reply Veysel 16 Nisan 2008 at 09:30

    Kaancım; seninle tanıştığımıa memnun oldum. Seni nasıl bozum hatırlamıyom, umarım canını sıkmamışımdır 🙂 Bu arada yeni tamam hazır bir tema olmayacak, kendim tasarladığım sade ve Ajax ile desteklenen bir tema olacak! SanalDuvar yakında yeni yüzü ile kaşınızda olacak, az kaldı! 🙂

  • Reply Kaan Fakılı 16 Nisan 2008 at 09:35

    Videoyu indir Barış’ın sitesinden kendini tanıttığın bölümü izle Veysel. Anlarsın nerede bozduğunu 🙂 Hadi bakalım bekliyoruz yeni arayüzü.

  • Reply LaNeT 18 Nisan 2008 at 14:46

    Çok güzel bir aktivite. ücretsiz bir blogda kendime site hazrılıyorum herşey sonlanınca kendime ait bir host’a geçicem inşallah bir sonraki buluşmada olmayı dilerim.

  • Reply ne alemdeydim? | Mücahit Yılmaz 27 Nisan 2008 at 19:12

    […] 12 nisanda Türk Blog Yazarları Ankara Buluşmasını gerçekleştirdik sevgili Barış’ın emeğiyle. ayrıntılı bilgiyi Barış’ın sayfasından ve diğer arkadaşların sayfalarından edinebilirsiniz: [1][2][3][4][5][6][7][8][9][10][11] […]

  • Reply 2. türk ? yazarları ankara buluşması — Kaan Fakılı’nın Güncesi 15 Haziran 2008 at 04:18

    […] gibi “Türk “blog” yazarları” olarak daha evvel ilkini yaptığımız -şurada bahsettim- bugün ise ikincisini yaptığımız toplantımızda birkaç ana madde üzerinde görüşlerimizi […]

  • Reply sa 04 Ağustos 2011 at 04:04

    devamı yok mu arkadaşlar?

  • Yorum yazabilirsiniz

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.