Yaşıyorum

ummadığın anda elektrikler kesilse

Genellikle gün boyu yaptığım şeyler rutindir. Zaman zaman hayatımda değişiklikler olması gerektiğini düşünsem de bir türlü bu düşünceyi hayata geçiremem de bu rutinliklerden birisi olsa gerek. Yine her rutin günün gecesinde, yaptığım şey bir önceki günün aynısı iken birden elektrikler kesildi. İlk başta “hay ben belediyenin…” gibi bir cümle sarf etsem de şu yazıları yazarken ettiğim küfürü geri alıyor ve onlara bir de teşekkür ediyorum.

İnternet ile alâkam kesildiğinde, mesela internet arızalandığında ya da elektrikler kesildiğinde genellikle masaüstünü temizlerdim. Silinecekleri geri dönüşüm kutusuna, arşivlenecekleri de gerekli klasöre atardım. Ancak bilgisayara daha birkaç gün evvel format attığımdan yapacak bir şey aradım durdum kendime. Önce pencereden dışarıyı seyrettim birazcık. Bizim Keçiören tarafının neredeyse tamamında elektrik yoktu. Acaba dedim içimden, deprem falan mı olacak, Allah göstermesin. Sonra o tatlı tatlı esen rüzgârı da yanıma alarak bilgisayar başına oturdum ve uzun süredir bakmadığım “fotoğraflar” klasörüne bakmaya başladım.

Fotoğraf çekmek, anı ölümsüzleştirmektir, güzelleştirmektir. Onlarca yıl sonra da olsa tekrar bakmanızı ve hatırlamanızı sağlar. Ben de üniversite yıllarımda arkadaşlarla çekindiğim fotoğraflara bakmaya başladım. Tek tek, klasör klasör hepsine bakmaktı düşüncem. Ne de güzel dört yıl geçirmişiz birlikte. Şimdi çoğundan haberim yok, hepsi bir yana dağıldı, kimisi ile dargınlıklar başladı, kimisinin haberini alamıyoruz derken görüştüğüm sadece birkaç kişi. Onlarla da tabiî eskisi kadar sık görüşemiyoruz.

Şimdi üniversite 1. sınıfa yeni yazılmış olmayı isterdim. O tatlı heyecanı yeniden yaşamayı isterdim. Yaşayacağım yılların plânını yapmayı isterdim. Fotoğraflara baktıkça hep yeniden olması özlemini duydum nedense. Yine duygusal bir yapıda olduğum için olsa gere diye düşündüm. Ne yapayım, özlemek, hüzünlenmek gibi şeyler benim karakterimde var. Fotoğraflar arasında dolaşırken içim darlanıyor ara ara. Özlediğimde genelde böyle oluyor. Sonra o açık pencereden giren tatlı rüzgâr, sıkıntıdan ensemde biriken terleri süpürüyor. Ben rahatlıyorum. Sonra bir klasör daha açıyorum, o güzel günleri düşünürken yine bir bunaltı basıyor ve tam hüzünleneceğim zaman yine açık pencereden esen o rüzgâr beni rahatlatıyor. Ne garip değil mi?

Hayatın bizim için hazırladıklarından habersiz bir şekilde yaşıyoruz. Kim bilir o fotoğrafları çektirirken acaba çok mutluyum şu an, keşke bu anlar hiç bitmese demiş miydim? Acaba bundan tam 2 yıl sonra bu satırları, bu özlem dolu satırları yazacağımı hiç düşünmüş müydüm? Belki düşünmüş olsam şimdi geriye döner ve yaşamayı ihmal ettiğim her şeyi yaşardım.

Şimdi tekrar cama çıkıyorum. Elektrikler gelmeden karanlığın tadına bir kez daha varmak istiyorum. Karanlık aslında kötülükleri gizler, onları saklar ve kimseye göstermez. Kötülükle kim muhatap olmak istiyorsa o muhatap olur. Benim için bu karanlıkların bir anlamı daha vardır. Hayal kurarım. Karanlıkta kaldığınızda hiçbir şey göremezsiniz. Etrafınıza yerleştirilecek her şeyi siz belirlersiniz. Ondan değil midir küçük çocuklar gece uyandıklarında sandalyeyi insan sanıp korkarlar… İşte camdan bakıyorum ve her yere kafamdaki her şeyi yerleştiriyorum. Güzel, ütopik bir dünya kuruyorum…

Previous Post Next Post

You Might Also Like

5 Yorumlar

  • Reply Erkan Hirik 24 Ağustos 2008 at 22:23

    Elektrikler zaten hep ummadığım anda kesiliyor. =)

  • Reply Fibonacci 25 Ağustos 2008 at 19:45

    birde ummadığın anda suların kesilmesi vardır ki düşman başına

  • Reply onur kurukaya 08 Eylül 2008 at 09:54

    KAAN YAZILARININ BİR KISMINI OKUDUM VE ÇOK BEĞENDİM.SENİNLE AYNI OKULU PAYLAŞMIŞ BİRİ OLARAK BU GÜZEL YAZILARI OKURKEN ÇOK MUTLU OLDUM.BU ŞEKİLDE PAYLAŞIMLARLA BİRBİRİMİZDEN HABERDAR OLMAMIZI SAĞLIYORSUN. PAYLAŞIMLARIMIZI DA GÖRMEK İÇİN BİR FIRSATTIR BU.BU YAZIDAKİ ÜSLUP VE ÖZLEM DOLU SÖZLER ÇOK HOŞUMA GİTTİ.BU YAZILARININ DEVAMINI DİLERİM.GÖRÜŞMEK ÜZERE…

  • Reply Kaan Fakılı 08 Eylül 2008 at 17:27

    Merhaba Onur, güzel sözlerin için teşekkür ederim. Beğenilmek herkes gibi benim de hoşuma gidiyor. takdir edilmek de öyle. Ben sadece içimden gelenleri yazıyorum. Düşüncelerimi aktarıyorum. Hoşunuza gidiyor ise, ne mutlu bana. Okuduğun ve takdir ettiğin için ben teşekkür ederim.

  • Reply onur kurukaya 08 Eylül 2008 at 20:45

    sen devam et böyle yazılara önce ALLAH’TAN sonra takdir bizden…

  • Yorum yazabilirsiniz

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.